01 Ekim 2007 Pazartesi

Ertelenmiş Hayatlar 4.Bölüm

Sedat, Ahmet'i kaybettiği oğlunun yerine koymuş ve ona çok bağlanmıştır. Gülfidan'a olan aşkına da artık engel olamamaktadır ve Gülfidan'la evlenmekte kesin kararlıdır. Gülfidan, Sedat'ı öz babası Cemil sanan oğlu için bu evlilik teklifini kabul eder. Artık oğluun gerçekten bir babaya ihtiyacı vardır. Sadece nüfus cüzdanında yazan bir babası olmalıdır. Diğer yandan Çerçi’nin Kötü gözleri hep Sedat ve Gülfidan'ın üzerindedir. Sedat'ın arabasının plakasını almıştır, bu plakanın Sedat'ın eşi Eser'in üzerinde kayıtlı olduğunu öğrenince müthiş bir ip ucu yakalamış olur. Acaba Eser kimdir? Bunun altından Sedat'la ilgili acaba nasıl bir gerçek çıkacaktır ortaya. Oğlunu kazanmaya kararlı olan Cemil, onun öz babasıdır ve ailesinin yanına dönüp günah çıkarmaya artık hazırdır. Elinde oğluna aldığı oyuncakla kasabaya geri dönen Cemil, kapıyı çaldığında hiç beklemediği bir manzarayla karşı karşıya kalır. Bu müthiş karşılaşma olayların seyrini baştan aşağı değiştirecektir.

19 Eylül 2007 Çarşamba

Deniz Uğur Röportajı

deniz uğur

Benim hayatımda ‘keşke’lere yer yok

Tamer Karadağlı’yla yaşadığı ilişki nedeniyle eleştirilere hedef olan Deniz Uğur, güçlü bir kadın olduğunu ve yaşadığı ilişkinin arkasında durduğunu söylüyor: Yaşadığım ilişkiden hiç pişman olmadım. ‘Keşke’leri çok anlamsız bulurum. Her tecrübe bize farklı bir şeyler katar…..

Güzel oyuncu Deniz Uğur, atv’de yayınlanan ‘Ertelenmiş Hayatlar’ adlı dizide 9 yıl önce kocası tarafından terk edilen ve oğluyla yalnız kalan Gülfidan karakterini canlandırıyor. Uğur, gerçek hayatında olduğu gibi dizide de hayat mücadelesi verdiğini söylüyor. Yakın geçmişe kadar Tamer Karadağlı ile yaşadığı ilişki yüzünden gazete manşetlerinin ve magazin programlarının baş kahramanlarından olan Uğur; o dönemler için "Güçlü durup, hayatımı hiçbir şey olmamış gibi sürdürmeye çalıştım. Çünkü benim bir oğlum ve ailem var" diyor.
* Dizide canlandırdığınız Gülfidan nasıl bir karakter? Gülfidan, benim yaşlarımda bir kadın ve bir erkek çocuk annesi. Dokuz yıl önce eşi tarafından terkedilmiş ve dokuz yıl boyunca eşinin geri dönmesini beklemiş. Fakat bütün zorluklara rağmen ayaklarının üzerinde durmayı başarmış. Bu yönüyle Gülfidan benim çok hoşuma gidiyor.

DİZİ EKİP İŞİ

* Sizi bu senaryoda etkileyen ne oldu? Gülfidan karakterine çok ısındım. Senaristlik geçmişim olduğu için, izleyicinin ilgisini çekecek ve onları sürükleyecek projeyi ayırt edebiliyorum.

* Yeni sezonla birlikte dizi patlaması yaşandı. Bu rekabet içerisinde rol aldığınız diziyi nerede görüyorsunuz? Bu karmaşanın içinde hangi dizinin tutacağına karar vermek çok zor… Ancak biz bu sezona iyi bir başlangıç yaptık. Reyting savaşları beni ilgilendirmiyor. Benim işim sadece sette en iyi şekilde oyunculuğumu ortaya koymaktır.

* Diziler yayından kalkınca genelde bu başarısızlık başrol oyunculara mal edilir. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Dizilerde ön planda, seyircinin karşısında genelde oyuncular olduğu için, bu durumdan sorumlu tutuluyorlar. Ancak dizi çekmek bir ekip işi. Eğer ortada bir başarısızlık varsa, herkes bundan sorumludur.

HİÇ PİŞMAN DEĞİLİM

* Bir dönem özel hayatınızla gündeme geldiniz. Bunun kariyerinizi olumsuz yönde etkileyeceğini düşündünüz mü? Hiçbir oyuncunun, iş ve özel hayatının etkileşim içerisinde olduğunu düşünmüyorum. Benim kariyerimde de hiçbir şey değişmedi. Kendimle ilgili olumlu kararlar aldım. Birkaç adım geriye gidip, kendimi daha iyi ortaya koymam gerektiğini gördüm.

* Yaşadıklarınızdan pişmanlık duydunuz mu? Hayır, hiç pişman olmadım. ‘Keşke’leri çok anlamsız bulurum. Her tecrübe bize farklı bir şeyler katar. Kadere inanırım. Çok inançlıyım. Benim aile büyüklerim de hayata karşı güçlü dururlar. Belki bu yönüm genetiktir.

* Zor bir ilişki yaşıyorsunuz. Çıkan haberlere hemen hiç tepki vermediniz… Ben hayattaki çok özel şeyleri tarif edemem. Duygularımı ertelemiyorum. Seçimlerimi özgürce yapıyorum. Bunları herkesin yapamadığını da biliyorum.

* Kolay ağlar mısınız? Ben güçlü durmak gerektiğine inanırım. Başkalarının yanında ağlamaktan hoşlanmam. Herkesin hassasiyeti faklıdır. Benim hayata karşı duruşum budur.

* Birlikte aynı projede yer almak istediğiniz bir isim var mı? Hayran olduğum birçok oyuncu var, ancak böyle bir seçimim yok. Benim için önemli olan senaryodur. Çok iyi bir aktörle, kötü bir senaryo içinde yer alırsanız çok mutsuz olabilirsiniz.

ertelenmiş hayatlar

Haber spikerliğim başarılı bulunmuştu

Bugüne kadar kaç dizide rol aldınız? Öğrenciliğimden beri dizilerde oynuyorum. Aynı zamanda tiyatro yapıyorum. İki tane sinema filmim var. Daha önce haber spikerliği de yaptım. O dönemde çok başarılı buluyorlardı beni. Ancak mesleğim oyunculuk olduğu için haber spikerliğini devam ettirmedim. Önümüzdeki dönemlerde bir programda sunuculuk yapabilirim ama…

* Büyük bir kanaldan haber spikerliği yapmanız için teklif gelse kabul eder misiniz? Bu mesleği en iyi şekilde yapabilmek için haberciliği bilmeniz lazım. Bu nedenle düşünmem.

* Dizilerde, modellikten oyunculuğa geçen birçok güzel kadın rol alıyor. Onlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Ben bu durumdan hiç rahatsız olmadım. Televizyon bir şov dünyasıdır. Eğer bu dünyanın içinde yer alıyorsanız, bunlara alışmalısınız. Bu insanların ne kadar başarılı olacağı hemen belli olur.

Oğlumun gülüşü babasına benziyor

Oğlunuz kaç yaşında? 8 yaşında ve bu yıl 2′nci sınıfa gidiyor.
* Nasıl bir çocuk Engin Deniz? Sinemaya çok meraklı. Yerli, yabancı birçok oyuncuyu tanıyor. Okuldaki öğretmenleri de sinemaya giderken ondan tavsiye alıyormuş.
* Oğlunuzda rahmetli eşinizden bir şeyler görüyor musunuz? Mutlaka görüyorum. Gülüşü çok benzer… Davranışları, hareketli oluşu babasına benziyor. Oğlumun sevgi ve ilgiyle büyümesini istiyorum. Sadece mecbur olduğu için bir işi yapmasını istemem. Benim gibi aşık olduğu mesleği yapması gerektiğini düşünüyorum.
* Çocuğunuzla ilgili korkularınız var mı? Her dönemde artılar ve eksiler vardır. Kötüye giden bir durum varsa mutlaka iyiye giden bir durum da vardır. Herkes hayatta kendi gerçeğini yaşar.
* Aileniz size müdahalede bulunur mu? Benim kararlarıma saygı duyarlar ve bana güvenirler. Ama bana mutlaka yol gösterirler.
* Engin Deniz kardeş istiyor mu? Engin Deniz’in en büyük beklentisi benimle zaman geçirmek. Bunun dışında benden bir beklentisi yok.

17 Eylül 2007 Pazartesi

Gökhan Atalay Röportajı

Gökhan Atalay Röportajı

Kaliteli işler reyting cihazlarına yeniliyor

atv’nin yeni dizisi ‘Ertelenmiş Hayatlar’da acılı baba ‘Sedat’ rolü ile izleyenleri gözyaşlarına boğan Gökhan Atalay, kaliteli dizilerin reyting cihazlarına yenik düştüğünden yakınıyor ..

atv’nin Yeşilçam filmleri tadındaki dizisi ‘Ertelenmiş Hayatlar’da başrolü Mesut Çakarlı ve Deniz Uğur ile paylaşan genç oyuncu Gökhan Atalay hem performansı hem de yakışıklılığı ile izleyicilerin beğenisini topladı… Dizide karısını ve çocuğunu trafik kazasında kaybetmiş bir babayı canlandıran Atalay herkesi gözyaşlarına boğdu… Anne ve babası da oyuncu olan ve çocukuluğu film setlerinde geçen Atalay’ı daha yakından tanımak için kendisiyle keyifli bir söyleşi yaptık…

FİGÜRANLIK YAPTIM

* Annenizin ve babanızın mesleğinden dolayı çocukluğunuz oyun izleyerek ve provaları takip etmekle geçmiş. Bu durum oyuncu olmanıza ne kadar etkili oldu?
Bundan 15 yıl önce figüranlık yapmaya başlamıştım, işte o günlerde iyi oyunculara bakıp onların ne kadar gözde olduğunu gördüğüm zaman ‘Ben de keşke onlar gibi olabilseydim’ diye düşündüm. Ve tabii kötü oyuncuları gördüğümde de ‘Ben bunlardan çok daha iyisini yaparım, bu adamlar neden sahnelerde yer işgal ediyor?’ diye düşünmem de buna etken olabilir. Aslında bugünlerde de çok farklı düşünmüyorum. Birçok makamı ehil olmayan kişiler işgal etmekte.

* Ömer Kızıltan’ın ‘Mavi Kuş’ adlı sinema filminde rol almanız adınızın söz edilmesine sebep olmuş. ‘Mavi Kuş’ da rol alma hikayenizi anlatır mısınız?
Aslında çıkış noktası o film ama oradaki üstün performansım falan değil, sadece doğru yer ve zaman hikayesi… Şans eseri ‘Mavi Kuş’un kast çalışması yapılırken oralardaydım. Arkadaşım ‘Haydi sen de bir uğra’ dedi. İki arada denk geldi ve Mavi Kuş’a gittim sonrasında Özer Kızıltan "Yaralı Yürek" dizisine çağırdı yardımcı rollerden birine gittim görüştük anlaştık. Ve sonra nasıl oldu ise Hayri Aslan ve reji ekibi başlamamıza birkaç gün kala bana başrol oynatmaya karar verdiler. Doğrusu beni tanımayan insanların adımı bilmesi ve söz etmesi bu projeyle başladı.

* Bir projede yer almaya karar verirken, o projenin tutmama ihtimalini göz önünde bulunduruyor musunuz?
‘Ertelenmiş Hayatlar’a kadar böyle bir lüksüm olmamıştı ama bu işte bunu düşündüm ve tutması değil tutmaması sürpriz olur gibi geldi.

BU İŞLE GEÇİNİYORUM
* Bazı diziler reyting almadığı için kısa süre sonra yayından kaldırılıyor. Siz oyuncu olarak o stresi ne kadar yaşıyorsunuz?
Başka bir röportajda bununla ilgili bir şey söylemiştim: "Reyting cihazları ortadan kalkmadığı sürece kaliteli işlerin gerçekten zerre kadar izleyeceğe faydası olmayacak". Bu işlerin hayatta kalması sadece ajansların güçlü olmasına, şansa ve TV yöneticilerinin canının istemesine bağlı. Dolayısı ile kendimce endişe yaşıyorum. Çünkü ben bu işten geçiniyorum.

* Ertelenmiş Hayatlar’da ‘Sedat’ işindeki başarısı için karısını ve çocuğunu ihmal eden bir karakter, sizin özel yaşamınızda seçiminiz ne yönde olurdu?
Öncelik benim. Beni mutlu eden şeyler neyse öncelik onların oluyor. Hayatımdaki özel insanlarla mutlu oluyorum. Özel derken seçkin değil, bana özel olan dolayısı ile herhangi birine ya da bir şeye diğerinden ya da hak ettiğinden daha az ya da daha çok önem vermem. Şimdi hak ettiğinden daha çok önem vermişim galiba.

* Dizinin genel senaryosunda ertelenmişliklerden bahsediliyor. Siz hayatınızda neleri ertelediniz?
Dalmaya, kamp yapmaya, balık tutmaya daha çok vakit ayırmalıyım. Karadeniz gezisi var ertelediğim, Mardin’i göremedim hala… Ve son zamanlarda yazmayı da erteliyorum. Ama bunların hepsi benim kontrolümde değil bazılarını mecburen erteliyorum.

* Dizide Deniz Uğur’la başrolü paylaşıyorsunuz, rol alışverişiniz nasıl? ‘Doğru bir ekiple birlikteyim’ diyebiliyor musunuz?
Buna zaten kimse olumsuz cevap vermez ama bizim ekibimiz gerçekten çok uyumlu, çok sabırlı ve gerçekten ekip.



ertelenmiş hayatlar

Gökhan Atalay dizide başrolü Deniz Uğur ile paylaşıyor.

‘Şöhret beni sıkıyor’ diyenler yalan söylüyor

Şöhret sizin için ne ifade ediyor? Çok tanınmak, ünlü olmak, sürekli kameralarla birlikte yaşamak sizi korkutur mu?
Onun dengesini kurarım ben. Şu an için öyle bir durumum yok zaten. Kameralar gece-gündüz peşimde dolaşmıyor… Ama ileride böyle bir şey olursa da dozunu ayarlamasını bilirim. ‘Rahatsızım, kameralarla yaşamaktan bunalıyorum’ laflarının hepsi yalan dolan bana kalırsa… Bu durum herkesin kendi tercihi… Kimse, kimseyi böyle yaşaması için zorlamıyor. Kısacası herkes kamera ışıkları ile yaşamaktan memnun bana göre…

04 Eylül 2007 Salı

Ertelenmiş Hayatlar 2. Bölüm


Ertelenmiş Hayatlar 2. Bölüm Özeti



Eşi tarafından terk edilen Gülfidan, çocuğunu tek başına büyütmektedir. Gülfidan'ın oğlu hep bir gün babasının geleceği ümidiyle yaşamakta ve annesi tarafından teselli edilmektedir. Karısını ve oğlunu bir trafik kazasında kaybeden ve hayata küsen Sedat, eski asker arkadaşı Cemil'in kendisine verdiği emaneti ailesine vermek üzere kasabaya gelerek Gülfidan'ın kapısını çalar. Gülfidan'ın oğlu ansızın kapılarını çalan bu yabancı adamı yıllardır beklediği babası sanar. Bu yanlış anlamaya yıllardır Gülfidan’ın kocasını bekleyen kasaba halkı da çok müsaittir. Herkes sonunda beklenen adamın geri geldiğini düşünür. Gülfidan oğluna gerçeği açıklamakta çok zorlanır ancak bunu yapmak zorunda olduğunun da farkındadır. Kasabadan bir an evvel gitmek isteyen Sedat da ne yapacağını şaşırır. Kaybettiği oğlunun ve eşinin acılarını saramayan Sedat bir an kendi ailesini karşısında gördüğünü sanar. Gülfidan'ın oğlunun, kendisini babası sanmasına çok da tepki göstermez. Ancak yaşanan bu acıklı durum karşısında büyük bir duygusal çalkantı içine giren Gülfidan, olayları nasıl dengeleyeceğini ve ne yapacağını bilemez...

03 Eylül 2007 Pazartesi

Mesut Çakarlı Röportajı


Kötü adamı oynayarak çocuk imajımı sileceğim


Yeşilçam'ın ünlü çocuk yıldızlarından Mesut Çakarlı, 'Ertelenmiş Hayatlar' dizisinde ilk kez kötü bir adamı oynuyor. Kendisine hep masum karakterlerin geldiğini söyleyen Çakarlı, "Sadece 'iyi' rolleri oynayacak bir adam değilim. Bu dizi benim için bir basamak olacak" diyor..

Bir dönemin çocuk yıldızlarından biriydi Mesut Çakarlı... Çocukluğu, Kadir İnanır'dan Müjde Ar'a kadar pek çok Yeşilçam yıldızıyla birlikte setlerde geçti. 'Fahriye Abla', 'Aşkların En Güzeli', 'Yorgun' gibi 50'den fazla filmde rol aldı, 'Bay Yanlış Doğru Ahmet', Fahriye Abla'daki rolü ve fotoroman kahramanı Memo tiplemesi ile tanındı. Ve yıllar geçti. O dönemin çocukları büyüdü ama o büyümedi, kendi deyimiyle yapımcıların gözünde hep 'küçük' kaldı. Şu an 36 yaşında olan oyuncuya bugüne kadar sürekli çocuk ya da masum genç adam rolleri geldi. Ancak Çakarlı atv'nin yeni dizisi 'Ertelenmiş Hayatlar'da canlandrdığı kötü adam Cemil'le şeytanın bacağını kırdı.

AĞLAYARAK OYUNCU OLDUM
Kötü bir karakteri oynayacağı için çok mutlu olduğunu söyleyen Çakarlı şöyle konuşuyor: "Bugüne kader hep iyi karakterleri, hep duygusal çocuğu oynadım. Artık böyle tekliflerin gelmesinden çok sıkılmıştım. Çünkü sadece bu tarz rolleri oynayacak bir adam değilim. Bu rolle insanların kafasındaki eski Mesut imajını sileceğim. Bu dizi benim için basamak olacak."

* Yeşilçam'ın çocuk yıldızıydınız. Oyunculuk hayatınıza nasıl girdi?
1982'de Hadi Çaman'ın 'Rüyaların En Güzeli' adlı çocuk oyununda başladım tiyatroya. Babam Nisa Serezli- Tolga Aşkıner tiyatrosunda tiyatro müdürlüğü yapıyordu. Bu yüzden tiyatro ile haşır neşirdim. Bir gün ilkokul 5'e giderken Hadi Çaman evimize geldi. Babama 'Bir çocuk oyunu kuracağız, Mesut da oynasın istiyorum' dedi. Babam da beni ağlaya zırlaya tiyatroya götürdü. İstemiyordum çünkü utangaç bir çocuktum.

* Ne olmak istiyordunuz küçükken?
Her çocuk gibi futbolcu olmak istiyordum.

* Peki sonra pişman oldunuz mu?
Aslında 20'li yaşlarda bu işi istemediğimi fark ettim. Hatta 1988'de kebap salonları açtım. Ama aradan yıllar geçince oyunculuğu gerçekten sevdiğimi ve yapmak istediğimden emin oldum.

* Nasıldı o çocukluk yılları, biraz bahseder misiniz?
Çok meşhurdum. Tek bir kanal vardı, o kanalda sürekli en kaliteli dizilerde oynuyordum. 7 sene boyunca her gün yayınlanan Memo fotoromanının kahramanıydım. Başka rakibim yoktu, o dönemin tek çocuk oyuncusu bendim. Bir tek Küçük Emrah vardı ama onun da dalı farklıydı.

* Mutlu muydunuz peki?
Çok eğleniyordum. Tek sıkıntım utangaç bir çocuk olmamdı. İnsanlar beni mıncıklıyordu. Sanatçı büyüklerimle kaynaşamıyordum. Sette bulunmak çocuk için çok güzel bir şey. Fakat çocuğun psikolojisini düşünmek lazım, şöhreti hazmetmek kolay değil. O yüzden şimdi çocuğunu filmlerde oynatan insanlara kızıyorum. Allah beni muhafaza etti, psikolojim bozulmadı.

* Kadir İnanır'dan Müjde Ar'a kadar Yeşilçam'ın starlarıyla biraradaydınız. Neler hatırlıyorsunuz o yıllardan?
Benim için onlarla oynamak şerefti. Çünkü o dönemin sineması şimdiki gibi değildi, beş adam vardı ve ben onlarla oynuyordum. Bir Kadir İnanır'la, bir Tarık Akan'la, bu işe emek harcayan Eşref Kolçak'la, Ali Şen'le, Kadir Savun'la beraber çalışıyordum, büyüyordum. Bugün Kadir Savun'un yerini dolduracak hala birisi gelmedi.

TÜRK AİLE YAPISI BOZULDU
* Çok anı da vardır hafızanızda...
Elbette. Mesela Kadir İnanır çekimden önce bana hep 'Kaşlarını elinle yukarı yukarı kaldır' derdi, hala da hep kaşlarımı yukarı kaldırırım. İbrahim Tatlıses'le 'Yorgun' filmini çekiyoruz. Ben ortaokulda okuyorum ve çekimlerden dolayı okula gidemiyorum. Okuldan atacaklar beni. İbrahim Tatlıses'e 'Ben gelemiyorum artık' dedim. İbrahim Ağabey, 'Yarın geliyorum seninle, okula birlikte gidiyoruz ' dedi. Ve okulun bir numaralı adamı oldum.

* Bir dönem kaset de çıkarmıştınız. Neden? Moda diye mi?
Çocukluğumdan beri talep vardı. Küçük Emrah'a rakip yapmak istiyorlardı beni. Önce istemedim ama zaman öyle bir hale geldi ki yaptığınız iş insanlar için önemsiz olmaya başladı. Magazine haber olmuyorsanız, işinizi iyi yapsanız da bir manası yok. Ben pavyonda basılamam, o kadınla bu kadınla haberlerin çıkmasına izin vermem. Ama popüler olmayınca oyunculuk yapamıyorsunuz. Oyunculuğuma getirisi olsun diye kaset çıkardım.

* Şu anki magazin dünyasından dertlisiniz gibi...
Bu dönemin sanatçıları, hatta Türkiye'nin starları, çekirdek aileyi bozmak için ellerinden geleni yapıyor. Örf ve adetlerimizden uzak yaşantıları, birden fazla ilişkiyi aleni olarak yaşamalarıyla kötü örnek oluyor.

Türk ailesini anlatan filmler yapılmıyor

Bugüne kadar 50'den fazla Türk filminde rol alan Mesut Çakarlı yeni yapım Türk filmleri için şöyle konuşuyor: "Büyük bir eksiklik var. Adile Naşit'li, Münur Özkul'lu 'Neşeli Günler' gibi Türk aile yapısını ortaya koyacak filmler yapılmıyor. Bir klasik oluşamıyor, 30 sene sonra seyredilecek bir film çıkmıyor.


Mesut Çakarlı Ertelenmiş Hayatlar'da başrolü Deniz Uğur ile paylaşıyor.

Dizideki baba oğul ilişkisi izleyeni vuracak


İlk kez kötü bir karakter oynuyorsunuz değil mi?
Evet ama çok mutluyum. Çünkü bu mesleğe girdiğimden beri hep iyi karakterleri oynadım. Ve bu durum beni sıkmaya başladı. Çünkü bir tek bunu oynayacak bir adam değilim. Yapımcılar bana 'Sende kötü adam tipi yok' diyor. Bir adamın kötüyü oynaması için simasının kötü olması gerekmiyor ki. Çocuk yıldız olmamdan dolayı herkes beni gözünde büyütemiyor.

* Kaç yaşındasınız?
36. Ama kimse inanmıyor.

* Daha olgun görünmek için mi bıyık bıraktınız?
Evet. Bıyıksız halimle 23 yaşında gösteriyorum. Böyle bir dezavantajım var. Artık çocuk rolü oynamak, genç adam rolü oynamak istemiyorum, adam rolü oynamak istiyorum. Bu yüzden hayatımda ilk kez bıyık bıraktım. Ve bu diziyle beraber insanların kafasındaki eski Mesut imajını sileceğim. Bu rol benim için bir basamak olacak.

BAKİR BİR KONU
* Türk filmi tadında bir konusu var dizinin aslında...
Evet. Bu dizide de Türk sinemasında çok tutmuş bir olay var: Baba-oğul ilişkisi... Baba-oğul arasında hep tutuk bir ilişki vardır ya, duygular açığa verilmez. Biraz bakir bir konudur ama bu ilişki hep can damarından vurur insanı. Tıpkı Çağan Irmak'ın son filmi Babam ve Oğlum gibi.

Hayat ertelenmez mesajı veriliyor

Oynadığınız karakteri biraz anlatır mısınız?
Dizide Cemil'i canlandırıyorum. Cemil, karısını köyde bırakarak İstanbul'a çalışmaya gidiyor. Orada bir mafya olayına karışıyor ve mafya babasının kızıyla evleniyor. Daha sonra mafya babasının yerine geçiyor. Ama köydeki eşini unutamıyor. Bir gün 9 yaşında bir çocuğu olduğunu öğreniyor ve eski hayatına dönmenin yolunu arıyor. Ama eski hayatı onu bırakmıyor. Dizide hayatınızı 'ertelemeyin' mesajı veriliyor.

29 Ağustos 2007 Çarşamba

Ertelenmis Hayatlar 1. Bölüm

ertelenmiş hayatlar


Cemil imam nikahlı eşi Gülfidan’ ı evlendikten kısa bir süre sonra ekonomik nedenlerden dolayı tek başına köyde bırakarak İstanbul’a çalışmaya gider. Burada gelişen olaylar neticesinde çok zengin bir aileyle tanışır, bir süre sonra o ailenin kızı Hazal ile evlenir, aradan yıllar geçmesine rağmen ne köyüne ne de Gülfidan’a döner ama Gülfidan’ı da unutamaz. Sedat bir televizyon kanalının haber müdürüdür. Evlidir ve bir çocuğu vardır. İşine olan bağlılığı ve hırsı yüzünden ailesine vakit ayıramamakta bu yüzden karısı ile olan ilişkisi giderek zayıflamaktadır. Aslında yaşamak istedikleri hayatları sürekli erteleyen bu iki erkek kaderin kendileri için çizmiş olduğu yolda yaşamaya başladıkları enteresan gelişmeler yüzünden önce kader birliği ve bir dostluk dayanışması ardından belki büyük bir çatışmanın en önemli unsurları olarak karşımıza çıkacaklardır.

25 Ağustos 2007 Cumartesi

Ertelenmiş Hayatlar


Gülfidan' da benim gibi hayata karşı dik duruyor


'Ertelenmiş Hayatlar' dizisinde başrol oynayan Deniz Uğur: Canlandıracağım karakter beni çok etkiledi. 'Gülfidan' da yaptığı seçimler ve çalışıp, ürettikleri ile benim gibi dik durabiliyor!..

Birbirinden iddialı projelerle yeni yayın dönemine hazırlanan atv'de, 30 Ağustos Perşembe akşamı başlayacak 'Ertelenmiş Hayatlar' adlı dizi; trajik ve çarpıcı bir öyküyü ekrana getirecek. Kariyerini çok önemsediği için ailesiyle mutlu olmayı erteleyen bir adamın hikayesini konu alan dizide başrolleri; Deniz Uğur, Gökhan Atalay, Mesut Çakarlı ve Selda Özer paylaşacak.

OKUYUNCA AĞLADIM
'Ertelenmiş Hayatlar'da 'Gülfidan' karakterini üstlenen Deniz Uğur, rolünden çok etkilendiğini belirterek şunları söyledi: "Öyküyü okuduğumda ağladım. Bana son dönemde birçok dizi teklifi geldi ama 'Gülfidan' karakterini özellikle seçtim. Her koşulda ayakta kalabilen bir kadın olması beni çok etkiledi. Çünkü ben de kendi yaşamımda birey olmaktan gelen gücümle, hayatta yaptığım seçimlerimle ve duygularım konusunda çok dik durabiliyorum. Bunu herkes yapamıyor. Gülfidan'ın da bu yönünden çok etkilendim."

ERKEKLER İMAJ DEĞİŞTİRDİ

Dizide Deniz Uğur'a başrolde eşlik edecek Gökhan Atalay ise bu proje için sakallarını kestirip, farklı bir imaja büründü. Atalay, 'Ertelenmiş Hayatlar'da, bir kaza sonucu eşini ve çocuğunu kaybedip, hayata küsen 'Sedat' rolünü canlandıracak. İddialı projenin diğer başrol oyuncusu Mesut Çakarlı da bu dizi için imaj değiştirip, hayatında ilk kez bıyık bıraktı! 11 yaşından beri oyunculuk yaptığını hatırlatan Çakarlı, şunları söyledi: "25 yıldır ilk defa 'ailenizin sanatçısı' Mesut imajının dışında 'sert' bir rol üstlendim. Uzun zamandır böyle bir karakter bekliyordum."

Herekede Çekliyor

30 Ağustos'ta start alacak 'Ertelenmiş Hayatlar', duygusal ve aksiyon dozu yüksek bir öyküyü izleyiciye aktaracak. Yönetmenliğini Volkan Kocatürk'ün üstlendiği dizinin hikayesi, Mine Kayaoğlu Öz ve Tarık Ünlü'ye ait. İstanbul ve Hereke'de çekilen projede yer alacak şiirler ise İbrahim Sadri imzası taşıyacak. Ahmet Nesim Şahin ve İsmail Bayraktar'ın yapımcılığını üstlendiği dizinin oyuncuları arasında şu isimler yer alacak: Mehmet Çepiç, Yeliz Doğramacılar, Hakan Büyüktopçu, Can Kahraman, Sarp Akkaya, Aslı Orcan, Halil Doğan, Gündüz Sezgin, Ayşe Güzin Usta ve Cüneyt Karadurak.